بِسْـــــــــــــــــــــ ـمِ اﷲِارَّتْمَنِ ارَّتِيم


- Sitemizi "Google Chrome" Tarayıcısında Kullanmanızı Tavsiye Ederiz -


 
Dibekli (GodilBahçe) Web Sitesi
M E N Ü  
  ANA SAYFA
  ILETISIM
  GÜMÜŞHANE TANITIM
  => KALELER
  => KÖPRÜLER
  => YAYLALAR
  => Artabel Gölleri Tabiat Parkı
  => Zigana Limni Gölü
  => Altınpınar Limni Gölü
  => Karaca Mağarası
  => Tomara Şelalesi
  => Halgent Şelalesi
  => Satala Antik Kenti
  => Santa Harabeleri
  => Örümcek Ormanları
  => Ayazma Taşı
  DiBEKLi KÖYÜ TARiHi
  DİBEKLİ MUHTARLIĞI
  MAHALLELERİMİZ
  A L B Ü M L E R
  DİBEKLİ NOSTALJİ
  DİBEKLİ RESİMLER
  V İ D E O L A R
  SOHBET SAYFASI
  HALKIMIZ
  SAIRLERIMIZ
  ASKERLERIMIZ
  OGRENCILERIMIZ
  GODİLBAHCE SPOR
  A N K E T L E R
  F O R U M
  SİTE HARİTASI
  DİĞER SİTELER
  DİBEKLİ HARİTA
  SÜLALELER

.
SON EKLENEN VİDEO

SOĞANLIK TEPESİNE DEV TÜRK BAYRAĞI

SON 5 YORUMLANAN

Halit KÜÇÜKKAYA: Selamünaleyküm. Erzincanlıyım, Ankarada yaşıyorum. Bugün sanal ağda gezinirken sitenizi gördüm. çok güzel. Sadece üstteki Ata'mızın sözü bile yeter. Gümüşhane Öğretmen Lisesi 1978 mezunuyum. Köyünüz eşrafından Merhum Mevlüt Aydurmuş Erzincanda köyüm Yeşilçay Köyüne Yerleşmişti. Rahmetli vasıtasıyla Gümüşhanede kayınbiraderi Merhum Halis Aydurmuş'la tanıştım. Bugün Belediye binası olan yerde(eski köprünün karşısı)çay oacağı vardı. Çok çayını içtim, iyiliğini gördüm. Gittiğim 2 yerden biri rahmetlinin çay ocağıydı. Kardeşi Kazım amcada bazen dururdu. Hepsine Allah gani gani rahmet eylesin. Selam ve sevgiler. Allah razı olsun. / 01.03.2018

ERCAN DEDEOGLU değer: Selamaleykum benim dedelerim uzun yıllar önce savaşlardan dolayı bu köyden ankara tarafına göc etmişler cok şükür 1987 yılında tekrar dedelerimden kalan kimler var buldum tanıştım cok iyi insanlar cok mutlu oldum AYDIN BAL amcamı tanıdım ogullarını tanıdım ilker balı diger iki kardeşini tanıdım EYÜP DEDEYİ tanıdım cok sevindim şuan cocuklarım üniversiteyi nevşehirde okudukları icin 4 yıldır burada ikamet ediyorum tüm hemşerilerim kucaklar dolusu sevgi ve selamlar / 22.02.2018

mıstık: Helal olsun / 16.02.2018

İsim mi lazım: Sen be büyük bir şairsin kardeşim. Seni tanıma Şerefine Nail olmak isterim. Bu ne özel ve güzel bir şiir böyle eskilere yolculuk ettirdi beni ismi geçen herkesle bir bardak çay içmiş gibi oldum Kazım amcanın kahvesinde. Hepsine rahmet olsun. Senin de cümle ölmüşlerine rahmet olsun aslan kardeşim. Allah razı olsun. / 28.12.2017

İsim mi lazım: Böylesine mükemmel bir anlatım diliyle yazılmış, köyümün santim santim her yerini anlatan bu şiiri yazan şair kardeşimi yürekten tebrik ediyorum. Her ne kadar bir haber dolayısıyla kendisini eleştirsemde bu şiiri sayfaya taşıyarak görmemizi sağlayan admin kardeşimi de ayrıca tebrik ediyorum. Ancak değersiz haberler yerine böylesi güzelliklerin herkesin görebileceği şekilde ana sayfada yer almasını tavsiye ederim. Ve köy halkınında böylesi güzelliklere sahip çıkmasını, böyle bir şiiri yazan kardeşimize destek vermesini vefa adına diliyorum. Benim gibi yıllardır köyüne gelememiş olan bir insanın içindeki köy özlemini dindiren bu kıymetli şiiri yazan kardeşimi tekrar tekrar kutlar başarılar dilerim. Ben bu şiiri çerçeveletip evimin duvarına asacağım herkese de tavsiye ederim / 28.12.2017

GÜMÜŞHANE'DEN HABERLER
GÜMÜŞHANE TANITIM

..:: GÜMÜŞHANE KISA TANITIM ::..

COĞRAFYA

 

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yer alan Gümüşhane’nin doğusunda Bayburt, batısında Giresun, kuzeyinde Trabzon ve güneyinde Erzincan bulunmaktadır. İlin güney kesimi yüksek bir plato özelliği gösterirken, kuzey kesimi oldukça engebelidir. Dağlık ve engebeli bir arazi yapısına sahip olan Gümüşhane’nin Kuzeyi’ni Zigana Dağları ile Trabzon Dağlarının Güney kısımları oluşturmaktadır. İlin kuzey yönünde Karadeniz dağları ve Soğanlı Dağları sıralar halindedir.

Doğu-batı doğrultusunda peş peşe devam eden Zigana Dağları, Gümüşhane Dağları ve Çimen Dağları yöreyi engebelendirmektedir. Ayrıca yükseltileri 1.800 m.- 2.700 m. arasında değişen, Kostan Dağı, Teslim Dağı, Vauk Dağı, Tersun Dağı, Pöske Dağı, Soğanlı Dağları ile Gavur Dağları onları tamamlamaktadır. Gavur Dağları, Doğu Karadeniz Dağları kapsamında olup, Pleistosen Buzullaşmasına uğramıştır.

 

İşte Mahalle Nüfusları

 

Doğu Karadeniz Bölümündeki Kaçkar Doruğundan (3.932 m.) sonra Abdal Musa Zirvesi (3.331 m.) de ikinci sırada yer almaktadır. Kuzeyden Zigana – Trabzon Dağları (Çakır Göl Tepesi 3.063 m.),Güneyden Çimen Dağları(Akdağ 2.710 m.), Batıdan Giresun Dağları (Sarıyer Tepeleri 2.919 m.) ile Kelkit ve Harşit Çayı, vadilerin daralma bölgeleridir. Doğudaki Pulur Dağları ile Soğanlı Dağları da buradaki yükseltilerin birbirlerine yaklaştıkları kesimleri çevirmektedir. Zigana Dağı’ndaki Zigana Geçidi de en önemli geçit ve ulaşım noktasıdır.

Dağlar birbirlerinden dar ve derin vadilerle ayrılmıştır. Gümüşhane yaylaları da bu kesimde yer almaktadır.

Gümüşhane’deki dağ ve tepeler orman yönünden oldukça zengindir. Bu ormanlarda sarıçam, Göknar, Ladin, meşe, kızılağaç, karaağaç, kuşburnu, ardıç, alıç, orman gülü ve yabani fındık ağaçları bulunmaktadır. İlin en önemli düzlükleri Bayburt, Şiran ve Hart (Aydıntepe) ovalarıdır. Kelkit Vadisindeki dar düzlükler de onlara katılmaktadır. Gümüşhane’nin doğu ve güneydoğusu ile Bayburt Obasının batısında yer alan Harşit, düz tabanlı bir çöküntü alanıdır. Aynı zamanda Harşit Çoruh ve Kelkit havzalarını birbirinden ayırmaktadır.

İl topraklarını Kelkit, Çoruh, Harşit Çayları sulamaktadır. Bu akarsular vadi tabanlarına oldukça derin gömülmüşlerdir. Bu akarsular dışında yaz aylarında yer yer kuruyan bir çok küçük dere de bulunmaktadır. Ayrıca yörede Limni, Artabel gölleri, Beşgöller, Telme Göleti, Salyazı Göleti, Kürtün Baraj Gölü bulunmaktadır. Denizden 1.210 m. yüksekteki ilin yüzölçümü 6575 km2 olup, toplam nüfusu 186.953’tür.
 

 

EKONOMİ

İlin ekonomisi tarım, hayvancılık ve ormancılığa dayalıdır. Yetiştirilen başlıca ürünler, buğday, arpa, patates, şeker pancarı, yonca, korunga gibi yem bitkileridir. meyvecilikte ise, elma, dut, erik, armut, şeftali, fındık, vişne yetiştirilmektedir.

Hayvancılıkta sığır, koyun ve kıl keçisi yetiştirilmekte olup, arıcılık da yapılmaktadır. İlde alabalık üretimi son yıllarda hızlı bir gelişme göstermiştir. Halen bir kısmı yapılma aşamasında olan 30 adet alabalık işletmesi bulunmaktadır. Ayrıca yöresel el dokumacılığı yapılmaktadır. İlin sanayi kamu kuruluşlarına ve özel kesime ait un, makarna, toz kireç, konsantre meyve suyu, et, süt ürünleri, tuğla ve kiremit üretimine dayanmaktadır. Ayrıca Merkezde kireç taşı, Torul’da bakır, pirit, kurşun, çinko, barit, dolamit madeni bulunmaktadır. Maden suyu bakımından da zengindir.

 

 

TARİH

 

 
Gümüşhane yöresinde yapılan arkeoloji araştırmalarında ele geçen buluntular, buradaki yerleşimin MÖ.3000 yıllarına kadar uzandığını göstermektedir.

MÖ.2000’in ortalarında Azzi ve Hayaşalar buraya yerleşmiştir. Bu nedenle de, Gümüşhane’yi de içine alan bölgeye Azzi-Hayaşa ülkesi denilmiştir. Mezopotamya’dan gelen Asurlu tüccarların, Gümüşhane ve yöresinde bulunan maden yatakları nedeniyle bölgeye ilgi duymuşlardır. Hitit İmparatorluk döneminde Gümüşhane çevresindeki gümüş yataklarının işletilmiştir.

Hitit İmparatorluğu’nun yıkılmasından sonra bölgeye Urartular hakim olmuş, MÖ.VIII. yüzyıl sonlarına doğru Kimmer-İskit akınları başlamıştır. Daha sonra yöreye Medler, Persler ve Pontos Krallığı egemen olmuştur. MÖ.I. yüzyılda bölgede Romalıların hakimiyeti görülmektedir.

M.S. 395’te Bizans İmparatorluğu toprakları içerisinde kalan Gümüşhane, MS.VII.yüzyılda Bizans-Hazar askeri işbirliğine konu olan topraklar arasındaydı. Roma ve Bizans dönemlerinde yörede kurulu kente Argyropolis (Yunanca argyros: “gümüş” ve polis: "kent" demektir.) adı verilmiştir. Bu dönemde yörenin önem kazanmasının nedenleri, ticaret yolları üzerinde bulunuşu ve gümüş madenlerinden ötürüdür.

MS.VII. ve VIII.yüzyıllarda Arap egemenliğine giren bölge toprakları, sonradan yeniden Bizans egemenliğine girmiştir. XI.yüzyılda Saltuklular Gümüşhane yöresini ele geçirmiştir.

 

RCP_6666-twit.jpg


 
Malazgirt Savaşı’ndan (1071) önce de Hazarlar ve Peçenekler ile Çepni Türk oymakları bölgeye yerleşmişlerdir. Çağrı Bey’in 1016 yılında Anadolu’ya yaptığı ilk akın sırasında Gümüşhane’ye kadar geldiği bilinmektedir.

1058’de Tuğrul Bey’in ordusu İbrahim Yinal komutasında Trabzon’a kadar akın yaparken Gümüşhane’yi de ekonomik yönden önemli olduğundan ele geçirmiştir. XIII.yüzyılın ikinci yarısında Selçuklular Moğol istilasına uğradığı sırada Gümüşhane ve çevresinin savunması Çepni Türkleri tarafından yapılmıştır. Anadolu’nun fethinden sonra, Gümüşhane ve Kelkit, Emir Mengücek Gazi tarafından kurulan Erzincan’a bağlanmıştır.

1243 Kösedağ Savaşı’nda İlhanlılar, Selçukluları yenerek buraları ele geçirmişlerdir. İlhanlıların son hükümdarı Ebu Said’in ölümü üzerine 1335’te Bayburt, Erzurum ile Erzincan ve Gümüşhane Celayirlilerin eline geçmiştir.

1345’te Eretnaoğulları, 1430’da Karakoyunlu hakimiyetine geçen bölgeye 1467’de Akkoyunlular hakim olmuştur.
 

1461 yılında Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon Rum İmparatorluğuna son vermesiyle bölgede Osmanlı etkisi görülmeye başlanmıştır. Gümüşhane, Trabzon Rum İmparatorluğunun fethedilmesinden sonra Osmanlı hakimiyetine girmiş ve bu durum 1461’den 1467’ye kadar sürmüştür. Bu tarihten sonra Gümüşhane Akkoyunluların hakimiyetine girmiştir.

RCP_6666-twit.jpg

 
Fatih Sultan Mehmet’in Uzun Hasan’ı yendiği Otlukbeli Savaşı’ndan (1473) sonra yöre tamamen Osmanlı topraklarına katılmıştır. Evliya Çelebi Gümüşhane’yi 1647’de ziyaret etmiş, buralarda gümüş madeninin çok olduğunu, çalışır ve boşaltılmış durumda 70 kadar ocak bulunduğunu belirtmiştir.
 

Bu ocaklardan 7 koldan kurşunsuz gümüş cevheri çıkarıldığını ve bu şehirde Emin Mahallesinde darphane olduğunu yazarak üzerinde "Azze nasrahu daraba fi catha" (Canca’da basılmıştır) yazılı birkaç akçenin kendisinde olduğundan söz etmiştir. Katip Çelebi, Cihannüma’sında "Kaza-i Urla" diye adlandırdığı Gümüşhane için "Urla bir güzel kazadır, yakınında gümüş olmakla Gümüşhane dahi derler" demektedir.
 

Gümüşhane’deki maden ocakları Sultan IV. Murat zamanında (1623-1640) en parlak dönemini yaşamıştır. Bir ara kapanan ocaklar 1839 yılında yayınlanan bir hatt-ı hümayunla tekrar işletmeye açılmıştır. Ocaklar mülki amirin tayini, padişahın onayı ile atanan ve Matah Efendi denilen kişilerce yönetilmiştir. XIX. yüzyılda Gümüşhane, Trabzon’a bağlı bir sancaktı. Bu döneme kadar rahat bir hayat sürdüren Gümüşhane yöresi, savaşlar nedeniyle tedirginlik içine düşmüş, madenlerin yeterince işletilmemesinden ötürü göç başlamıştır.

1829 ve 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı ile 7 Temmuz 1916 tarihlerinde Rusların Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz’de yaptıkları işgaller ve bunun sonucundaki göçler Gümüşhane’de hayat bırakmamış, şehir terk edilerek, aşağıda yeni bir yerleşim yeri kurulmuştur.

7 Temmuz 1916’da Ruslar tarafından işgal edilen Gümüşhane, 15 Şubat 1918’de işgalden kurtarılmıştır.

Milli Mücadele yıllarında kıyı ile iç kesimler arasında geçiş bölgesi olmasından ötürü stratejik yönden önemli olan Gümüşhane, bu dönemde Trabzon Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti’nin faaliyet alanı içinde bulunmuş, Gümüşhane delegesi Kadirbeyzade Zeki Bey bu cemiyetin ikinci başkanlığına getirilmiştir.

Erzurum Kongresi’ne (23 Temmuz 1919) Gümüşhane’den Kadirbeyzade Zeki Bey (Gümüşhane ve Torul mümessili olarak) katılmıştır. Kelkit’ten Müftü Osman Nuri Efendi, Şiran’dan Müftü Hasan Fahri (Polat) Efendi Erzurum Kongresi’nin açılış ve kapanış dualarını yapmıştır. Osmanlı hakimiyetinin ilk zamanlarında Erzurum Eyaletine bağlı iken sonraları Trabzon’a bağlanan Gümüşhane, Cumhuriyetin ilanından sonra,1925 yılında il olmuştur.

Gümüşhane’de günümüze gelebilen tarihi eserler arasında; Canca Kalesi, Akçakale Kalesi, Dörtkonak (Edire) Kalesi, Esenyurt (Kov) Kalesi, Keçikale Kalesi,
 Dibekli (Kodil) Kalesi, Torul (Ardasa) Kalesi, Sadak Kalesi, Gümüştuğ (Avliyana) Kalesi, Övündü Kalesi gibi savunma ve gözetleme amaçlı 35 kale bulunmaktadır.

 

 

TURİZM
 

Click to view full size image

 

Eski Gümüşhane’deki altı camiden sadece biri sağlam olup, diğerleri yıkılmış bulunmaktadır. Bunlardan Kanuni Sultan Süleyman’ın emri ile yaptırılan Süleymaniye Camisi iyi bir durumdadır.

Eski Gümüşhane’deki Saray Cami (Hükümet önünde bulunan bu cami devlet memurlarına aitti.), Küçük Cami, Rüştiye Mektebi önündeki Cami, Hamza Paşa Cami ve yabancıların ibadetlerine ayrılan Cami yıkılmıştır. Aksöğüt Köyü Camisi, Seydi Baba Köyü Camisi, Evren Köyü Camisi, Sadak Köyü Camisi, Çambaşı Köyü Camisi, İmamı Azam Cami, Kale Köyü Cami,

Pir Ahmet Türbesi, Gelin Ebe Türbesi, Firdevs Hatun Türbesi, Baba Çağırgan Türbesi, Zigana Kervansarayı, Hamamı,

Tohumoğlu Köprüsü, Salih bey Köprüsü, Krom Köprüsü, Yağlıdere Köprüsü, Harşit Köprüsü, Taş Köprü, 
Dibekli Kemer Köprüsü, Kamberli Köprüsü, Süleymaniye Köprüsü, İlecik Köprüsü, Gümüşkaya Köprüsü, Mamatlı Mahallesi Köprüsü, Kemer Köprü, tarihi At Nalı Köprüsü gibi bir çok köprüsü bulunmaktadır.

Metropolitik Kilisesi, Balcılar mahallesi Kilisesi, Aşağı Mahalle Kilisesi, Hagios Georgios Metropolitik Kilisesi, Baş Mahalle Kilisesi, Ayana Mahallesi Kilisesi, Mandırı Kilisesi, Emirler Mahallesi Kilisesi, Belen Köyü Kilisesi, Dilek Yolu Kilisesi, Çakallı Kilisesi, Terzili Kilisesi vb.


GÜMÜŞHANE YAYLALARINDAN BAZILARI

Zigana Yaylası, Kadırga Yaylası, Kazıkbeli Yaylası, Erikbeli Yaylası, Güvende Yaylası, TaşKöprü Yaylası, Camiboğazı Yaylası ...

 

 

Kadırga Yaylası - Gümüşhane

- KADIRGA YAYLASI -
 


- ZİGANA YAYLASI -


- LİMNİ GÖLÜ / ZİGANA DAĞI -






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın:

GODİLBAHÇELİLERİN SİTESİ  
 


 




 




Google Arama
Sitede Arama

 
Reklam  
   
Kültür Varlıklarımız  
 










 
Facebook Takip  
 

 
GÜMÜŞHANESPOR  
 

 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=

Tüm Hakları Saklıdır. / Copyright © 2010 - 2018 ckaya29